28 Nisan 2008 Pazartesi

Bir süredir yazamıyorum, işlerin yoğunluğundan ve gerçekten yazmak istemiyorsam sadece yazmış olmak için yazmamak istediğimden. İki haftayı geçmemesini umuyorum bu araların. Yazmak, anlatmak istediğim bir sürü teknik var aslında, ama düzgün bir yazı yazmak için zaman ayırabilmek gerekiyor.

Bu yazımda size Mala lakaplı bir boncuk sanatçısının boncuklarını tanıtmak istedim. Renkleri ve kuşları çok güzel, neşe veren tasarımları var.

Boncukları yaparken kullanılan temel teknik saç teli inceliğinde çektiğimiz cam ipleri kullanarak noktalar ve çizgiler yapmak. Aralarda el yapımı murriniler ve twistie dediğimiz burgular da kullanılmış. Bahar ve yaza uygun tasarımlar, Melanie Mortel in böyle bir tarzı var.

Yazılarımda ara sıra beğendiğim tasarımlara yer veriyorum, neler yapılabileceğini görmeniz ve ilham vermeleri için. Ama dikkat edilmesi gereken çok önemli bir konu var: Esinlenmek boncuğun ve tasarımın birebir aynısını yapmaya çalışmak demek değil, çünkü bu taklit etmek demek. Bunu yaparak aslında tasarımcının fikrini çalmış oluyorsunuz. Ben benim tasarımlarımın beğenilmesi ve ilham kaynağı olmasından gurur duyarım, ama taklit edildiklerini duymak, görmek beni üzüyor ve rahatsız ediyor. Sayılı boncuk tasarımcısı olduğu için illaki haberiniz oluyor bir şekilde. Tekniği denemek, kendini geliştirmek adına faydalı oluyor, ama ticari anlamda aynısını yapıp kazanç sağlamayı amaçlamanın yanlış olduğunu düşünüyorum. Tasarımın gerçek sahibini de zan altında bırakmış oluyor taklit eden, çünkü kimin asıl tasarımcı olduğunu her zaman anlamak mümkün olmayabilir.... Tasarıma, emeğe, hayale, yaratıcılığa saygı.....

15 Nisan 2008 Salı

Çintemani


Bu hafta atölyeyi ziyaret edip Çintemani adlı tasarımımdan sipariş veren İncila hanımdan çintemani ile ilgili hiç bilmediğim şeyler öğrendim. Kelime Sanskritçe den ve askında Sintemani kelimesinden gelmekteymiş. Sankritçe Hindistanın eski dili, Yunanlılar için Latinceninin olduğu gibi. Ekşisözlükte de şöyle bir açıklama vardı:...uzakdoğu kökenli olan bu motifte yer alan üç yuvarlağın buda'nın üç kutsal vasfını temsil ettiğine inanılırmış. dalgalı kırmızı çizgiler ise buda'nın dudaklarını temsil ediyormuş. motif, osmanlı saraylarında özellikle padişah ve şehzadelerin iç çamaşırlarında ve kaftanlarında güç ve bereket simgesi olarak kullanılmış.
İncila Hanımın eşi Sanskritçe biliyormuş ve kelime hayal ettiklerinizin, dileklerinizin gerçekleşmesi demekmiş....

07 Nisan 2008 Pazartesi

Cumartesi Çalışması ve Foto

Bu Cumartesi kursumuz çok hareketli geçti. Sabahları 10.30 derse başladığım iki öğrencim bilgisayar mühendisi: Selma ve Yasemin. Çok tatlı ve çok hızlı öğrenen iki öğrencim:) Onlarla ders çok zevkli geçiyor. Minicik kazalarla daha dikkatli olmayı öğrendik bu hata, değil mi arkadaşlar?:)) Cam boncuk yaparken gözlerinin içi parlıyor, bunu görmek çok güzel. Bir ziyaretçimiz daha vardı bu hata: Sibel. Marmara Üni. Fotoğrafçılık bölümü 3. sınıf öğrencisi. Ödev konusu olara sıcak cam yapımını seçmiş. O da aramıza katıldı dersin ilerleyen saatlerinde.


Alpaka boncuk çalışmasına geçmiştik, onların çekimlerini yaptı. Merakla bekliyorum fotoğralarını Sibel!:) Burada da yayınlayacağım onları. Üniversite zamanından yakın bir arkadaşım da fotoğraçılık kursunda ödev konusu olarak beni ve cam sevdamı işlemeye karar vermişti. Atölyenin taşınmasından, yerleşmemize, sıcak camla çalışmamıza kadar bir çok güzel resim çekti, bunları ara ara kullanıyorum. Bilinki çok yakın çekilmiş alev resimlerimin hemen hemen hepsi Özlem' a aittir. Kendisi de benim gibi radikal bir karar verdi ve çok değişik bir projeyi hayata geçirdi, üniversiteden başka yakın bir arkadaşım olan Yusuf ile birlikte. Bir göz atın derim: http://www.ahibba.org/
Hava güzel olduğu zamanlarda vaktimiz de varsa çay aralarımızı bahçede yapıyoruz, bahar geldi, atölye çalışmaları daha da zevkli oluyor.

04 Nisan 2008 Cuma

Camdan Balık


Cam Balık yapmak da takmak da çok zevkli. Benim tasarımlarını çok sevdiğim bir cam boncuk sanatçısı var: Sharon Peters. Size yolladığı kitabının içindeki resmine bıyık çizecek kadar eğlenceli biri, çok da sıcakkanlı ve çok eğlenceli bir hayalgücü var.

Onun camdan balık yaparken kullandığı tekniği anlatmak istiyorum size, aşağıda resimlerini de görebilirsiniz.





Mandreliniz üzerinde silindir şeklinde bir boncuk yapıyosunuz. Sonra bunu ezerek para boncuk haline getiriyorsunuz. Bunun üzerine birbirinden eşit uzaklıkta ve boyutları orantılı nokltalar koyup, erimesine ve boncukla hemzemin olmasına izin veriyosunuz. Boncuğun bir yanağını ateşe tutup yaptığınız boncuğun uzamasına izin veriyoruz, bu uzayan nokta balığın ağzı olacak. Uzayan bu tarafın tam zıt yönüne, ana boncuğu yaptığımız renkte büyük bir cam nokta ekliyoruz. Ağız olmasına karar verdiğimiz tarafa sarı bir nokta yapıyor ve bunun ortasını delerek "O" şeklinde bir ağız elde etmiş oluyoruz. Gözlerin olmasını istediğimiz yere, genelde ağzın biraz üst tarafına ve iki tarafa, beyaz noktalar ekliyoruz.Şeffaf turkuazı beyaz gözün üzerine damlatıyoruz, sonra bunun üzerine siyah bir noktacık konduruyouz, göz bebeğini yaptık bile:) Kuyruk tarafına resimde gördüğünüz gibi sarı renk ekliyorsunuz, onun üzerine de mavi, sonra combızla eziyorsunuz bu yüzgeçleri. İşte bu kadar.

01 Nisan 2008 Salı

Havalandırma!

Cam boncuk yapılan mekana temiz hava akışının sağlanması ve yanan gazın dışarı atılması çookk önemli bir konu. Cam açmanız yeterli değildir, zaten bu değişken hava akımı boncuklarınızın kırılmasına neden olabilir. Yanan gaz havadan daha küçük partiküllere sahiptir, daha hafiftir o yüzden yükselir ve sonra ortama dağılır. O yüzden de havalandırmanın çalıştığınız ateşin üstünde olmasında fayda olduğu söyleniyor. Havalandırma için arkanızdaki bir camı/kapıyı açabilirsiniz, ama boncuğunuza önden ya da yandan gelecek soğuk hava akımı üzerinde şok yaratabilir.

Benim havalandırmam 2 numarada gördüğünüz havalandırmanın derinlik olarak 2 katı, genişlik olarak da 3 katı. Elektrik tesisatını yapan usta, 'mantı mı yapacaksınız burada?' diye sormuştu:) Almanya ' dan gelen çok güçlü bir motor ile yanan gaz dışarı atılıyor, atolyemin tavanı çok yüksek olduğu için yukarıda , tavana yakın bir cam da hep açık. Bir numaradaki ise bidiğimiz mutfak aspratörü fark ettiyseniz:) Çalışıyor mu çalışıyor:) 5 numaradaki bana oldukça ilginç geldi, ateşin önüne uzanan ve yanlara doğru kıvrılan parçası gazı toplayıp sağa sola dağılmadan yukarı toplanmasını ve havalandırmadan geçmesini hedefliyor.

Çalışma ortamınızı lütfen havalandırın, yanan gaz dışında kullandığımız cam da metallerle renklendiriliyor, ateşe tuttuğumuz ayırıcı tozumuz da yanında illa ki bazı materyalleri havaya salıyordur. Her şeyden önce sağlık!

28 Mart 2008 Cuma

Moretti-effetre renk kartelası

Önceki yazılarımda da yazdığım gibi benim kullandığım 3 marka cam var: Moretti, Vetrofond ve Lauscha. Bunların COE leri birbiri ile aynı yani kan grupları uyuşuyor. Markalar kendilerine özgü renklere sahip olsa da hepsinde ortak olan renkler de var. Örneğin alttaki yazılarımdan birinde duvarın önünde dik durun kırmızı çubukların resmi var, işte o muhteşem kırmızı Lauscha. Sanıyorum dünya da en yaygın kullanılan marka Moretti Effetre dir. Vetrofond markasının kalite olarak Moretti den daha aşağı kalır bir yanı olduğunu düşünmüyorum ama bir şekilde Moretti daha fazla kullanılıyor, daha fazla ithal ediliyor.


Öğrencilerim mailde ya da telefonda bana soru sorarken ya da cam siparişi verirken "hani o güzel mavi var ya, gök mavisi" diyorlar mesela:) Çok zor oluyor onlar için hangi rengi istediklerini anlatmak, aslında "aquamarine blue -dark" diye geçen rengi anlatmak işkence halini alabiliyor:) Oysa hepsinin bir kodu var ve de ismi. İşte Moretti nin pek değerli, zor bulunur kartelası... Sipariş verirken, internetten okuduğumuz tekniklerde hangi camı kullandıklarını anlamaya çalışırken, birbirimize bir renkten bahsederken artık bakacak görsel bir "renk sözlüğümüz" var. Hayırlı olsun:))

24 Mart 2008 Pazartesi

Öğrencilerim, Kutularım


Cumartesi iki yeni öğrencim derse başladılar, benim meslektaşlarım. IT sektöründe çalışıyorlar. Aslında ben Almanya' ya cam üzerine eğitim almaya değil IT üzerine master yapmaya gittim:)


Düşündüklerinden daha da güzel boncuklar yaptılar, heyecan içinde temel boncukları öğrendiler.Benim için de zevkli bir dersti. Havalar ısınınca atölyede zaman daha güzel geçiyor, önümüzde bahçe olduğu için güller, kiraz ağacı....

Hiç hesapta yokken Pazar günü de çalıştım akşam üzeri, yeni koleksiyonun hazırlıkları. Boncuklar fırınlandı, bugün fırından çıkacaklar, bekliyorum:)

Bunun dışında yeni koleksiyon için yeni kutu araştırması başladı. Bununla ilgili yaşadığım sorun bir seferde 5000 adet gibi rakamlarda üretmek istemeleri, ben de özel tasarım koleksiyon yaptığım için sayılı adette üretim yapıyorum...