Moretti Dense Black-Intense Black Effect

Bugün sizlere çok özel ve güzel bir efektten bahsedeceğim.
Murano adasında üretilen ve en çok kullanılan cam markası olan Moretti nin siyahı aslında siyah değil, çok çok koyu bir mordur. Bu siyah ile camdan ip çekip (stringer) bunu ışığa tutarsanız siz de çok koyu, mürdüm morunu göreceksiniz. Beyaz bir boncuğu üzerine siyah noktalar yapmak istediğinizde, kenarlara doğru morlaşan noktalar çıkar ortaya. Alttaki resimdeki boncukları yaparken Moretti nin normal siyahını kullandım, gördüğünüz gibi aslında mor.

Ama zifiri siyah, kapkara bir siyah istiyorsanız ve illa da Moretti kullanırım ben diyorsanız işte o zaman Moretti nin özel camlarından biri olan Dense Black almanız gerekiyor. Bu tam siyah olan rengin benim en sevdiğim yanı ateşte özel bir noktada çok güzel bir efekt oluşturması. Mermerimsi, damarlı bir görüntü çıkıyor ortaya... Uygun renkleri kullanırsanız çok güzel boncuklar elde edebilirsiniz.Fiayları normal camdan pahalı olsa da, stringer şeklinde alacağınız çubuklar sizi uzu süre idare edebilir. Kurslarımda bu tekniği detaylı olarak gösteriyorum , çalışılacak ısıyı bildikten sonra yapılması kolay ve sonuçları etkileyici...


Cam Tavlama Tekniği

Boncuklarımızın uzun ömürlü olmalarında en önemli etken doğru tavlamadır( Alm. Tempern, İng. Annealing).

Tavlama, camın her tarafının aynı seviyede ısıtılması, çalışıldıktan sonra, camda oluşan stresi yok edecek şekilde yavaş ve kontrollü bir şekilde soğutulmasıdır.
Cam soğurken hava ile temas halinde olan dış kısmı, içinden çok daha çabuk soğur. Bu iç ve dış katman arasındaki ısı farkı, gerilime yol açar ve hatta bazen de boncuğun kırılmasına. Boncuğumuzu yavaşça soğutmamız, iç ve dış yüzey arasında ısı farkının daha az olmasını sağlayacaktır.

Boncuğunuzu son formuna getirdiniz ve artık ateşten çıkarmak istiyorsunuz, doğru tavlama nasıl yapılır?

Boncuğunuzun her yanını eşit şekilde ateşe tutun. Örneğin boncuğun bir tarafına nokta koydunuz, ateşten çıkmadan bir tek o noktayı değil boncuğun her tarafını aynı oranda ateşte tutmalıyız. Yani her yanının korluk oranı aynı olmalıdır.

Yavaşça ateşin en uç noktasına gidin, boncuğunuzu çevirmeye devam edin. Ateşin üzerine çıkın, boncuk artık kor halinde tamamen çıkıp, cam kendi rengine geri dönmeye başladığında küle/vermakulite gömebilir ya da tavlama fırınına yerleştirebilirsiniz.
Boncuk eğer ateşte doğru tavlanmazsa, onu ne fırın ne de külde soğutmak kurtarabilir.
Yani her şey ateşte başlıyor.

Peki, boncuğu küle gömdük nasıl bir şeye benzediğini, merak ediyoruz, ne zaman çıkaracağız? Bu boncuğumuzun büyüklüğüne göre değişir. Ben boncuklarımı küle gömüyorsam, riske atmamak için küçük boncuklarda 1-2 saat bekliyorum, büyük boncuklarda ise 6-7 saat bekliyor, bazen ertesi gün külden çıkarıyorum. Fırın kullanıyorsam ayarladığım programa bağlı olarak değişiyor. Yabancı bir yazıda okuduğuma göre 100 kg lik bir camı tavlamak birkaç ay sürebiliyormuş. Fırında tavlarken boncuğu 540 derecede birkaç saat tutup, sonra programa bağlı kalıp kademeli olarak soğutuyorum.

Külü nasıl temin edebiliriz? Bir ekmek fırınından, zaten atıyor oldukları külü alıp, elekten geçirip kullanabilirsiniz. Vermakulit ise külden daha temiz, toz kaldırmayan, kül gibi temizlenmesi zor olmayan ve külde yaptığımız gibi ara sıra karıştırılıp seyreltilmesi gerekmeyen bir malzeme. Kül veya vermakulit kullanıyorsanız seramik kaba koymanızı ve alttan teelight mum ile ısıtmanızı tavsiye ederim. Metal kaplar hızlı ısınıp-soğurlar. Seramik ise daha yavaş ısınır ve daha yavaş soğur. Alttan vereceğimiz ısı da boncuğu daha sıcak bir ortama gömmemizi sağlar. Boncuk yapımımız bittiğinde ve tüm boncukları gömdüğümüzde mumu söndürüp, yavaş bir şekilde soğumaya bırakabiliriz.

Nazar boncuklarımız nazardan kırılmıyorJTavlama şekilleri yüzünden bazılarının içinde bir miktar stres kalıyor ve bu da bazen 1 gün bazen 1 yıl sonra kırılmalarına yol açıyor.
Boncuğunuz bol olsun. (Resim:ági mezösi )

Camdan kalp yapımı


Camdan kalpler, kurslarım sırasında öğrencilerin öğrenmekten çok keyif aldıkları formlardan biri. Birkaç kalp yapımı tekniği var, ben bunlardan sadece birini anlatacağım.

Temel boncuk şekillerinden biri olan silindiri yapıyoruz, kalbimizin büyüklüğü ne kadar olsun istiyorsak silindirin uzunluğu da o kadar yapıyoruz.

Silindir boncuğun üzerine cam sararak onu topaç/huni boncuk haline getiriyoruz.
Bunu silindirin bir tarafına daha fazla cam sararak yapıyoruz.

Maşamızı ateşte biraz ısıtıp,kor haldeki ( bal kıvamında değil)hunimizi eziyoruz.
Ezdiğimiz boncuğun kalınlığı termal şoku engelleyebilmek için, bpncukta kullandığımız mandrelin 3 katı olmalıdır. Yani mandrelin üstünde ve altında kalan camın kalınlığı da en az mandrel kadar olmalıdır.

Razor dediğimiz maket bıçağı aletle ezdiğimiz, yatay hale gelmiş boncuğun tam ortasına mandrel boyunca biraz basıyoruz ki, kalbin ortasındaki çukurluk oluşabilsin, bunu yaparken boncuğumuz soğumuş olursa şekil almaz. Basit bir bıçakla da bunu yapabilirsiniz.

Boncuğumuzun iki yanına aynı renkte cam ekliyoruz, resimdeki gibi.Sonra bu noktaları ateşe tutup boncuğumuzun bütününe katılmasını sağlıyoruz.

İstersek 5.adımda yaptığımız gibi cam ekleyip daha tombul bir kalp yapabiliriz.
Eklediğimiz camı da bütüne katarız.

Her zamanki gibi boncuğumuzu ateşten çıkarmadantavlıyoruz, stresini alıyoruz ve öyle küle/vermakulit e gömüyor ya da tavlama fırınına koyuyoruz.





Söz uçar yazı kalır


Bir marka olmak, olmaya çalışmak, marka olduğunuza, en azından kendiniz için hedeflediğiniz yere ulaştıktan sonra orada kalmaya çalışmak çok zor. Takıyı eline aldığında bunun gramı nedir, ne kadara mal edilir diye bakılıyorsa bir sorun var demektir çünkü, o takının yaratılmasındaki tüm bilgi, birikim, emek, hayal gücü, özgün tasarım düşüncesine paha biçilemez. Ben sadece özel tasarım cam takılar için konuşma hakkına sahibim...CamCam ı bir marka haline getirme süreci oldukça inişli, çıkışlı bir süreçti...Benim için tasarımlarımın satıldığı her yerde, Burçin Evrim tasarımları diye bir not düşülmesi, minik bir etiket kondurulması çok önemli, tüm bu emeğimin küçük bir göstergesi bu benim için.Takılarım benim için benim adımı taşıdıkları sürece varlar...Neden yazıyorum...Koleksiyonumu, takılarını beğenen ve toplu sipariş vermek isteyen firmaların bir kısmı, onlar için tasarım yapmamı ama benim ismim hiç geçmeden tasarımlarımı satabilmeyi istiyorlar. Cam takı tasarımının heykel yapmaktan, resim yapmaktan , yaratmak, bilgi birikimini kullanmak, hayal etmek anlamında bir farkı yok....
O yüzden 2005 te yola çıktığım bugünden beri fason üretim yapmıyorum, yapanlara saygı duyuyorum. Başka X marka için yapılan koleksiyon çalışmasında, "designed for X by Burçin Evrim" hep olacak.(Neden ingilizce, çünkü küçücük etikete "Burçin Evrim tarafından X için tasarlandı" yazmak maalesef daha zor)
Söz uçar yazı kalır...

Süper Dergisi


Süper Dergisi Eylül 2007 de ayın tasarımcısı olarak bana bir sayfa ayırdı. Teşekkürler!

Beyaz kış...


Bu hafta sonu cumartesi öğleden sonra bir öğrencimle yaptığımız dersten sonra, eve ancak dönebildim.Pazar günü için planladığım atölyedeki fazla mesai planım da suyu düştü. Bu sebeple Pazartesne yetişeceğine söz verdiğim siparişlerim de maalesef beklemede. Bu akşam yollar kötü olmazsa hem siparişler hazırlanacak , hem de derslere planladığımız gibi devam edeceğiz.

Boncuk yapımında kullandığımız cam çubuklar böyle havalarda çok soğuyup , 1200 dereceye girince, çıldırıyorlar:) Uçları bir hayli stresli oluyor, biraz daha hassas davranmak gerekiyor böyle havalarda onlara:)
Kar çok güzel, ama yaz çok daha güzel. (Boncuk Connynonny den)

Süleyman Demirel Üni.Takı Tasarımı bölümüne teşekkürler.

4 yıldır cam ile ilgili tüm uğraşılarım, mutluluklarım, yorgunluklarım, kendi çapımda başardıklarım ve hayal kırıklıklarım sonucunda gördüm ki emeğime değmiş, bir şeyler olmuş.
Isparta Süleyman Demirel Üni. ' de Takı Tasarımı bölümünde ders konusu olarak beni ve tasarımlarımı ele alıyorlarmış. Gurur duydum, teşekkür ediyorum!

Şaşırdımmm!!!:)

Bugün internette cam üzerine araştırma yaparken rastladığım küçük ama üzücü bir olay...
Benim gibi cam ve alev sanatı ile profesyonel olarak ilgilenen ve yüzyüze olmasa da telefon ve mail lerden tanıştığımız bir bayan arkadaşım, sitesini arama motoruna kaydederken benim adım kullanılmış. Yani amaç şu: birisi internette benim adımı girip arama yaptığında onun sitesine ulaşşın. Bir benim için değil diğer cam tasarımcılarının da adını yazmış. Bir elin parmakları kadar sayımız ya var ya yok. Çok ayıp diyorum...

Camdan Sevgiler


Bir yazmaya başladım, tutabilene aşkolsun:))Sevgililer günü geldi, geçti, ben sevgilililer gününde kokoş annemin doğumgününü kutluyorum, annem süslüdür, ondan kokoş :)

Sevgililer gününe özel bir kaç tasarım yaptım bu yıl.

Üşenmeden bu soğuklarda çok uzaklardan atölyeye gelip ya da bana mail atarak, yaşadıkları şehire kargolamam üzere sevdikleri için siparişler veren baylar, sizi canı gönülden takdir ediyorum. Bundan sonra hediye paketlerinize, sevgilinize yapacağınız sürpriz için beni arayıp, bulmanızı, heyecanla siparişi vermenizi anlatan, küçük de bir kart iliştireceğim:)
Sevgililer günü için hazırladığım koleksiyon
adresinde


Cam takı tasarımı yapan sanatçıların bir süre sonra kendi tarzları oluşuyor, kendilerini en güzel ifade edebildikleri şekillere yoğunlaşıyorlar. Benim en çok yaptığım boncuklar sanırım çiçek boncuklar:) Transparan renklerdeki camları kullanarak gövdesini bir renkte, yapraklarını diğerine zıt başka bir renkte yapmak, bunları gümüş ile kullanıp parlaklıklarını arttırmak çok zevkli. Kullandığım camlar Venedik Murano adasında üretilen Moretti ve Vetrofond markaları. Yüksek kalitedeki bu camlar çok berrak ve renkleri çok güzel.

Neden buradayım?:)

Merhaba, bir süredir bazı blogları takip edip, okumaktan zevk alınca ben de bir blog yaratmaya karar verdim. Blogumun temel konusu cam , alev sanatı ve cam boncuk yapımı. Aslında www.burcinevrim.com adresindeki web sitemde camı, takılarımı, atolyemi, dersleri anlatıyorum. Ama Alev sanatını meslek edinmiş ve günü cam atölyesinde geçen biri neler yapar, nasıl yaratır ne hisseder bunları paylaşmıyorum. Asıl merak edilenler de bunlar sanırım. Bana gelen sorularda, yaptığımız röportajlarda genelde yaratıcılık süreci nasıl oluyor diye soruluyor. Bunu aslında günlük hayattan ayırmak mümkün değil....
İişte bu blog bu amaçla kuruldu.
Umarım okumaktan zevk alır ve siz de bir gün bir yerde camın büyüsüne kapılma fırsatı bulursunuz.
Boncuğunuz bol olsun
Burçin Evrim

Copyright © 2008 - BurcinEvrim-CamCam - is proudly powered by Blogger
Blogger Template