Önceki yazılarımda da yazdığım gibi benim kullandığım 3 marka cam var: Moretti, Vetrofond ve Lauscha. Bunların COE leri birbiri ile aynı yani kan grupları uyuşuyor. Markalar kendilerine özgü renklere sahip olsa da hepsinde ortak olan renkler de var. Örneğin alttaki yazılarımdan birinde duvarın önünde dik durun kırmızı çubukların resmi var, işte o muhteşem kırmızı Lauscha. Sanıyorum dünya da en yaygın kullanılan marka Moretti Effetre dir. Vetrofond markasının kalite olarak Moretti den daha aşağı kalır bir yanı olduğunu düşünmüyorum ama bir şekilde Moretti daha fazla kullanılıyor, daha fazla ithal ediliyor.
Öğrencilerim mailde ya da telefonda bana soru sorarken ya da cam siparişi verirken "hani o güzel mavi var ya, gök mavisi" diyorlar mesela:) Çok zor oluyor onlar için hangi rengi istediklerini anlatmak, aslında "aquamarine blue -dark" diye geçen rengi anlatmak işkence halini alabiliyor:) Oysa hepsinin bir kodu var ve de ismi. İşte Moretti nin pek değerli, zor bulunur kartelası... Sipariş verirken, internetten okuduğumuz tekniklerde hangi camı kullandıklarını anlamaya çalışırken, birbirimize bir renkten bahsederken artık bakacak görsel bir "renk sözlüğümüz" var. Hayırlı olsun:))
Bana en çok gelen sorulardan biri de malzemeleri nasıl temin ederiz ve nasıl atolye kurarız, atölye maliyeti bize ne kadara mal olur. Öğrencilerimin malzeme ihtiyaçlarını, kendim için yurtdışına verdiğim siparişlerle birlikte gideriyorduk, fakat artık bunu biraz daha düzene oturtmak gerektiğini düşündüm, artık cam boncuk yapımı ilgilenen herkes atolyemden malzeme temini konusunda faydalanabilir.
Bir süre sonra web sitesinden kredi kartı ile tüm bu malzemeleri satın alabilecek ve hatta renklerine göre cam seçebileceksiniz.
Malzemelerin fiyatları ve atölye kurulumunun ne kadara mal edilebileceği konusunda bilgi sahibi olmanız için....Hepsi yurt dışından geldiği fiyatları € bazında oluyor maalesef...
Atölyem sabahları çok güzel güneş alıyor. Tasarımlarımı yaptığım boncuklarımı dizdiğim masam camın hemen önünde, güneş sizi hiç bir zaman kavurmuyor, özellikle yazları serin, ferah oluyor minik atölyem.Masanın üzerinde kavanozara dizdiğim Lauscha camların ne güzelparıyor değil mi? Bu renk Lauscha da olan özel bir kırmızı. Camda şu ana kadar kullandığım en güzel kırmızı. Moretti, Vetrofond ve Ornela dan daha pahalı ama değiyor.
Bazen deneysel boncuklar yapıyorum, bazen de bir tasarım için ürettiğim boncuklardan kalanlar oluyor, bunların hepsi bir kutuda toplanıyor... İçi boş boncuklar bir yere, alpaka boncuklar bir yere, düz temel şekilli boncuklar bir yere...
Bugün tam bir Mart havası vardı, güneşli ama keskin bir soğuk. Atölye, sabahları çok güzel güneş alıyor, öyle ki Concinect gaz şalümosunun ateşini görmek imkansız. Bugün,ateşin yerini tahmin ederek çalıştık. Sevi ile bugün dersimizin son günüydü. Sevi önceden başka bir kursta başlangıç tekniklerini öğrenmiş olduğu için onunla 20 saatlik program yerine 15 saatik bir program yaptık, eli ince işlere çok yatkın olduğu için çok hızlı ilerledik. Evindeki atolyesinin eksiklerini tamamladı ve artık tam hız çalışmaya devam ediyor.
Ben ise dersten sonrasını yeni cam karakterimi yaratmak ve bir kaç deneysel çalışma yapmak için değerlendirdim. Yaptıklarım fırında, tavlanmaları yaklaşık 6 saat sürüyor. Yarın taze taze çıkacaklar fırından...İyi pazarlar dilerim
Blogta yazmak kolay iş değilmiş arkadaşlar. Bir disiplin gerektiriyor. İş yoğunluğu içinde yazamadığım günler oluyor, işte o günlerde bilin ki çok çalışmışım ve iki kelimeyi bir araya getirecek mecalim kalmamış:) Bugün yorgun da olsam yazacağım ve size çok etkileyici ama biraz masraflı bir teknikten bahsedeceğim. Goldfuming...Fume duman, tütsü gibi bir anlam taşıyor, goldfuming de altını tütsülemek gibi bir şey oluyor. Parfume diye yazılan parfüm ün fume unun buradan geldiğini şuracıkta iddia edeceğim, abartıp:)
Camdan yaptığımız boncuklar her zaman yuvarlak
olmak zorunda değil!:) Cama hakim oldukça, küçük karakterler de yaratabilirsiniz. Bunlar genelde , ister istemez, sevimli oluyorlar.
Bu kadar ince detay çalışırken bir yandan da boncuğunuzun her yanını belli bir ısıda tutmanız gerekiyor ki, çatlamasınlar. Bazıları bir kaç boncuğun ayrı ayrı yapılıp, dizilirken yanyana sıralanması ile şapkaya, papyona ya da koca bir göbeğe sahip olabiliyorlar.
Üstte sıralanmış olan boncuklar Corina Tettinger ' e ait. Alttakiler ise bana ait. Tombul yanaklı kedi bir yaka iğnesi, Uçan Hipo bir anaktarlıkta sallanıyor, en alttaki kedi kafası ve sıska yılan ise kupa kaşığı.
Kurslarımda ikinci kurda uğurböcekleri, kedi kafaları çalışıyoruz. Herkes çok eğleniyor:)

Yanında minicik
kalmışım Michaela!:)
Dünyalar tatlısı Michaela ile 2003 yılında yüksek lisansımı yapmak için Almanya' ya gittiğimde tanıştık. Almanya' da fırsat budukça görüştük Ondan cam konusunda çok şey öğrendim. Almanya ' da bulunduğum sürece aslında bilgisayara ilgili olan eğitimim yanında cam üzerine eğitim aldım da diyebiliriz:))) Misafirperveriği, bigiyi paylaşması, dürüstlüğü ve sıcaklığı ile Michaela benim için eşşiz bir insan. Cam ocağı'nda cam boncuk kurslarına katılanların çoğu onu zaten tanır. Yılda 1-2 kez Beykoz da Cam ocağı' da eğitim veriyor.Yoğun, dolu dolu, eğlenceli geçen kurslar. 2005 yazında iki haftalık, orta ve ileri seviye kursunda asistanlığını yaptım, çok güzel iki hafta geçirdik.
Michaela' nın çalışma disiplini ve işine saygısı, yaptığı boncukların formunun düzgünlüğüne de yansıyor. Ben tasarımda, benim için olmamış boncukları, hayal ettiğim amaçladığım forma ulaşmamış boncukları kullanmıyorum, yani olmamış boncuklara "olsun bunlar amorf olsun" diyerek tasarıma almıyorum. Sadece amorf boncuk yapmayı amaçladıysam ve amorf olmuşlarsa kullanıyorum. Bu anlamdaki disiplinde örnek modelim sanırım Michaela. Çünkü onun işine duyduğu saygıyı ve bunun yaptığı işi nasıl etkilediğini gördüm. Michaela sadece cam boncuk sanatçısı değil, mimari anlamda cam objeler de tasarlıyor ve yapıyor. Camdan jaluzileri var.
Her şey için teşekkürler Michaele, tüm yardımseverliğin ve dostluğun için.
Sevgiler!
Boncuk üzerine yapılan en şirin hayvanlardan biri de kurbağa. Özellikle karikatürize edilenlere bayılıyorum. Başlangıçta kolay bir teknik olmasa da, cama hakim olmaya başlayanların biraz pratikle uygulayabilecekleri bir teknik. CamCam atölyesinde 2.kurda öğretiyorum öğrencilerime bu tekniği. Eğer boncuk iyi tavlanmazsa zavallı kurbağanın kolu bacağı kırılıp, düşer. Bu yüzden seri şekilde çalışmak lazım.Her an boncuğun üzerinden kucağınıza zıplayacakmış gibi duruyorlar değil mi?:)
Mary Lockwood un gerçekmiş gibi duran kurbağalarını anlattığı tekniği anlatmak istiyorum size, ben daha farklı , daha karikatürize bir teknik kullanıyorum, ama siz de bu kurbağayı komik/şapşal bir hale getirmek için minik detaylar katabilirsiniz.
1- Kurbağanın üzerine oturacağı boncuğu yapıyorsunuz.
2- Kurbağayı yapacağınız renkte camdan ipler ile parmaklarını yapıyorsunuz.
3- Aynı camdan ipi kullanarak ayakları birbirine bağlıyorsunuz. Ön ayaklar birbirine, arka ayaklar birbirine.
4- Gövdesi için normal kalınlıkta, gözyaşı damlası şeklinde camı, ön ayaklardan arka ayaklara doğru azalacak şekilde damlatıyoruz.
5- Bir el aleti, mutfakta kullanmadığınız bıçağınız bile olur, ile ön ayakların tarafındaki gövde kısmına resimdeki gibi şekil veriyorsunuz, burası kafası olacak.
6- Resimde görüldüğü gibi, normal kalınlıktaki çubukla bacaklarını yapıyoruz, poposuna doğru camı incelterek…
7- Varsa razor dediğimiz şekil verme aleti ile, yoksa bıçak ile resimd
e görüldüğü gibi baldır ve eklem altını oluşturacak şekilde 6. adımda yaptığımız bacağı ikiye bölüyoruz, katlanmış bir bacak gibi duruyor.8- Parmak uçlarının sonuna, tercihen kurbağa ile zıt bir renkte, noktalar ekliyoruz.
9- En son kurbağanın karakterini belirleyen son detayı gözleri yapıyoruz. Yüzünün neresine koyduğunuz çok önemli. İster Murrini göz kullanırsınız, isterseniz gözün içine iki kabarcık yaparsınız, ya da şapşal bakan pörtlek gözler yaparsınız.
Kurbağanız hazır….Boncuğunuzu güzelce tavlamayı unutmayın.
Bugün keyifsiz bir gün. Gün güzel başladı ama bazı gelişmeler sebebi ile keyifsiz sonlanacak gibi duruyor, böyle günlerde ateşin başına geçip bir şeyler hayal edip yaratmak çok zor oluyor. Ben zorlamıyorum böyle günlerde, çünkü bu ruh hali ile ortaya çıkan boncukları genelde beğenmediğim için, can sıkacak başka bir nedenim daha oluyor. Boncuklarımı yaparken hayal ediyorum bazen, bazen de yapmadan, bazen kağıt üzerine aktarıyorum aklıma gelenleri, bazen de aklımın bir kenarında tutuyorum ve iyi bir ruh halindeysem yapıyorum, deniyorum, geliştiriyorum. Bazen denemeler sırasında başka şeyler geliyor aklıma ve deniyorum. Pek neşeli olmasam da size neşeli bir konudan bahsetmek istiyorum. Çiçekli boncuklar…Bir çok yöntem var, her biri farklı bir teknik ile yapılıyor, bazen de tekniklerin birleştirilmesi ile. Temelde uygulanan 2-3 tane teknik var, bunları uygulama sırası ve kaçını bir arada kullandığınız boncuğun görüntüsünü tamamen değiştirebiliyor. İsterseniz yüzeyde yaparsınız, ister gömersiniz, ister dal yaparsınız arka plana ister yaprakların göbeğine kabarcık yapar ya da kubik zirkon gömers
iniz. Tabii bunların hepsinin püf noktaları var, her zirkon olmaz örneğin. Şeffaf cam ile kaplama tekniği ile derinlik verilen boncuklar çok güzel oluyor ve çok beğeniliyor, çalışmak için sabır gerekiyor ama sonuca değiyor. Atölyede verdiğim derslerde 1. kurda temel çiçek tekniklerini çalışıyoruz, daha ilerdi teknikleri öğrenmek, kubik zirkonları denemek, çiçek yapıp şeffaf cam ile kaplayıp gene çiçek gene şeffaf cam kaplamak için 2. kurda bol bol zamanımız oluyor.
Çiçek desenli boncuklar yapmanın yanında, ben çiçek formunda boncuklar yapmayı da çok seviyorum.
Çiçek boncuklardan bahsettim , biraz keyfim yerine geldi…
Evet biliyorum, kulağa çok havalı geliyorJ Nedir bu yüzde 10 kuralı?Cam boncuk yapanların bildiği gibi kullandığımız camların bir COE( Coefficient of Expansion) derecesi var, benim kullandığım Moretti, Vetrofond ve Lauscha nın COE si 104. Pekii Reichenbach ın çok güzel efekt veren Iris Orange ını Moretti nin krem rengi (ivory) ile yaptığım boncuk üzerinde kullanmak istiyorum.Reichenbach ın COE si 92. İşte burada 10 % kuralı devreye giriyor. Farklı COE lerde camları kullanıyorsanız, az kullandığınız camın miktarı diğer camın miktarının 10 % unu geçmemeli! Bunu fizik kuralları ile açıklarsak:Camın soğurken daralması, sıkılaşması COE derecesine göre farklılık gösterir. COE ne kadar yükselirse, cam o kadar sıkılaşır. Reichenbach gibi COE si düşük olan bir cam Moretti gibi COE si 104 olan bir camla kullanılırsa, boncuk soğuduğunda Moretti öyle sıkışır ki boncuğun içinde Reichenbach ın ihtiyaç duyduğu kadar yer kalmaz. COE si yüksek olan Morettide gerilimler oluşur, bu da çatlaklara ya da boncuğun tamamen kırılmasına yol açabilir.
Bunun tam tersi durumda, COE si düşük olan ama 10 % dan fazla katılan COE si yüksek cam her zaman çatlaklara, kırılmalara yol açmasa da ortaya istenmeyen bir doku görüntüsü çıkabilir. Eğer az miktarda düşük COE li cam ile desen yaptıysanız ve bunu encasing tekniği ile şeffaf ile kaplamak istiyorsanız, 10 % oranı 5 % e düşüverir, aman dikkat!:)
İlk okuduğunuzda ir karmaşık gelebilir, ama COE çok önemlidir, yaptığınız güzelim boncuklar soğuma aşamasında bu uyumsuzluk yüzünden telef olabilir. COE uyumunu, kan uyumu gibi düşünebilirsiniz. „Kırmızı maviyi sevmez o yüzden iki rengi birleştirirseniz kırılır“ gibi yanılsamalara düşmeyin, COE ler uymamıştır, o yüzden kırılır. „E peki ben Ornela kullanıyorum sadece neden kırılıyor?“ sorusu geliyor bazen. Ornella nın COE si 104 dense de bazen bir batch de gelen kırmızı ile aynı kodlu sonraki batch in kırmızısı bile uyumsuz olabilir, dediğim gibi Ornela nın ki özel bir durum.
COE lere dikkaaattt!
Yıldıztaşı bildiğiniz gibi yarı değerli bir taştır, bakır renginde ve parıl parıldır, altın taşı diyenler de vardır. Cam boncuk yapımında desen olarak kullanılan altın taşı ise bunun cam ve yüksek derecede eritilmiş metal ile harmanlanmış olanıdır. Bu metal çoğunlukla krom, daha nadir olarak da kobalttır. Karışım soğurken metal kristalleşir ve ışıl ışıl parlar. En çok kullanılan aventurin yeşilidir. O yüzden cam yapımında bu teknik aventurin efekti olarak da anılır. Bullseye, Reichenbach ve Gaffer markaları birbirinden farklı yıldıztaşları üretmekedir. Ben bugüne kadar 3 rengini kullandım yıldıztaşının: bakır, kobalt ve yeşil. Kobalt çok koyu olduğu için efekti çok iyi gösteremeyebiliyor, en güzel bakır renginde durduğunu düşünüyorum, doğal taş görünümündeki hali. İrili ufaklı taş-kaya parçaları ya da çubuk şeklinde temin edebiliyorsunuz, ikisinin de çalışma şekli teknik açıdan birbirinden farklı. Kullandığımım 104 COE li cama oranla daha sert bir malzeme olduğu için ve ateşle direkt temas ederse içindeki metaller yanacağı ve efektini kaybedeceği için tekniği iyi uygulamak gerekiyor. Atölyemizden bakır ve kobalt rengini temin edebilirsiniz.(Resimler: Corina Tettinger)1-Cam çubuğunuzun ucunda bir top yapıp bunu eziyorsunuz. Düz bir lolipop elde ediyorsunuz.
2-Yaptığınız bu lolipopu ısıtıyorsunuz, çünkü makasla üzerinde izler bırakabilmeniz için biraz ısınmış olması gerekiyor. Makasla camınızı kesmeye çalışmayacak, sadece kesik izi bırakacaksınız. ( 1. sırayı yapıyorsunuz, resim 2 deki gibi)
3- 2. sırayı yapıyorsunuz, resim 3 teki gibi
4- üzerinde izler yapmış olduğunuz lolipopu biraz ısıtıyorsunuz, en ucunu biraz daha ısıtıp , makasla iz bırakıyorsunuz.
5- Resim 5 teki gibi yaprağın başladığı yere “punty” dediğimiz cam topu ekliyoruz ve çekiyoruz, yaprağımız uzuyor.
6- Yaprağın sapını ateşe tutup çekiyoruz ve ”stringer” dediğimiz ince cam çubuk haline getiriyoruz.
7-Daha rahat çalışabilmek için çubuğu sağ elimize alıyoruz, resimde o yüzden yönü farklı ve yandan gözüküyor (resim 7-8)
Sarı halkalarla işaretlenmiş 1. noktayı ısıtıp, yaprağa doğru kıvırıp büküyoruz, sonra en uçta kalan 2. sarı dairenin olduğu yeri ısıtıp yaprağa kaynamasını sağlıyoruz.
8-Sonra boncuğun her zamanki gibi her yanını ısıtıp, eşit olarak soğuyacak şekilde tavlama noktasına alıyoruz, sonra ateşten çıkarıp ya fırına ya da kül/vermakulite gömüyoruz.
Afiyet olsun!:)




